Type any word!

"vigilante" in Turkish

kanun dışı adalet dağıtankendi başına yargılayan

Definition

Yetkisi olmadan adaleti sağlamak için suçluları cezalandırmaya çalışan kişi. Genellikle resmî sistemin yetersiz olduğuna inananlar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Vigilante' daima yasalara uygun hareket etmez; filmlerde kahraman olsa da, gerçek hayatta yaptıkları suç olur. 'Guard' (yasal görevli) ile karıştırmayın.

Examples

The city does not allow anyone to be a vigilante.

Şehir kimsenin **kanun dışı adalet dağıtan** olmasına izin vermiyor.

The vigilante took action because the police did nothing.

Polis hiçbir şey yapmayınca **kanun dışı adalet dağıtan** harekete geçti.

Many movies feature a hero who becomes a vigilante.

Birçok filmde ana karakter **kanun dışı adalet dağıtan** olur.

People sometimes cheer for a vigilante, even if what they're doing is technically illegal.

İnsanlar bazen yaptıkları teknik olarak yasa dışı olsa da **kanun dışı adalet dağıtan** destekler.

After his store was robbed, he didn't wait for the police—he became a vigilante.

Dükkanı soyulunca polisi beklemedi—kendisi **kanun dışı adalet dağıtan** oldu.

That TV show is all about a mysterious vigilante cleaning up the city at night.

O TV şovu, şehri gece temizleyen gizemli bir **kanun dışı adalet dağıtan** hakkındadır.