"vie" in Turkish
Definition
Bir ödül, pozisyon veya dikkat gibi bir şeyi elde etmek ya da kazanmak için başkalarıyla güçlü bir şekilde rekabet etmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve edebi; günlük konuşmada nadiren kullanılır. 'vie for' kalıbında sıkça görülür ve güçlü rekabeti ima eder.
Examples
Four teams vie for the championship every year.
Her yıl dört takım şampiyonluk için **yarışıyor**.
Several companies vie to hire the best graduates.
Birkaç şirket en iyi mezunları işe almak için **yarışıyor**.
The candidates vie for voters' attention.
Adaylar seçmenlerin dikkatini çekmek için **yarışıyor**.
Tech giants constantly vie with each other to launch new features.
Teknoloji devleri sürekli olarak yeni özellikler sunmak için birbirleriyle **yarışıyor**.
Restaurants vie for customers during the busy holiday season.
Restoranlar yoğun tatil sezonunda müşteri için **yarışıyor**.
Hundreds of hopefuls vie for a spot on the popular reality show.
Yüzlerce aday popüler reality şovda bir yer için **yarışıyor**.