"veto" in Turkish
Definition
Yetkili bir kişinin veya kurumun bir kararı veya teklifi resmî olarak reddetme hakkı veya gücüdür.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle siyaset ve resmi kurumlarda kullanılır. Fiil olarak 'kanunu veto etmek', isim olarak 'teklife veto koymak' şeklinde geçer.
Examples
The president has the power to veto new laws.
Cumhurbaşkanının yeni yasaları **veto** etme yetkisi vardır.
The United Nations can use a veto to stop a resolution.
Bir kararı durdurmak için Birleşmiş Milletler **veto** kullanabilir.
The committee placed a veto on the proposal.
Komite, teklife **veto** koydu.
Congress voted for the bill, but the president decided to veto it.
Kongre tasarıya evet dedi ama cumhurbaşkanı onu **veto** etmeye karar verdi.
He threatened to use his veto if the changes weren't made.
Değişiklikler yapılmazsa **veto** hakkını kullanmakla tehdit etti.
Using a veto can sometimes block important progress.
**Veto** kullanmak bazen önemli ilerlemeleri engelleyebilir.