Введите любое слово!

"vested" in Turkish

kazanılmışverilmişkesinleşmiş (hak)

Definition

Bazı koşullar (zaman, çaba gibi) yerine getirildikten sonra geri alınamayan bir hakka veya avantaja sahip olma durumu. Genellikle hukuki haklar, mülkiyet veya mali faydalar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Vested' resmi ve çoğunlukla hukuk veya finans terimi olarak kullanılır ('vested rights', 'vested interest'). 'Vested interest' kişisel çıkar da demektir. 'Vest' (yelek) ile ilgisi yoktur. Genellikle 'vested in/with' şeklinde kullanılır.

Examples

She now has a vested right to her pension.

Artık emekliliği üzerinde **kazanılmış** bir hakkı var.

Only employees with five years of service have a vested interest in the company.

Yalnızca beş yıl çalışmış çalışanlar şirkette **kazanılmış** çıkar sahibidir.

After the contract, the land was vested in her name.

Sözleşmeden sonra arazi onun adına **verildi**.

He didn’t want to upset anyone’s vested interests, so he stayed quiet.

Kimsenin **kazanılmış çıkarını** bozmak istemediği için sessiz kaldı.

The judge said the decision must respect everyone’s vested rights.

Yargıç kararda herkesin **kazanılmış haklarına** saygı duyulmalı dedi.

Once your benefits are vested, you can’t lose them even if you leave the company.

Haklarınız bir kez **kazanıldığında**, şirkette kalmasanız da kaybetmezsiniz.