Type any word!

"veins" in Turkish

damardamar (taş, yaprak, maden)çizgi (benekli damar)

Definition

Damar, vücuttaki kanı kalbe geri taşıyan damarlardır. Ayrıca taş, yaprak veya minerallerde görülen çizgi ya da desen anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

'Damar', 'arter' (kan taşıyan diğer damar) ile karıştırılmamalıdır. Taş ve yapraklarda desen veya çizgi şeklinde kullanılır. 'in the same vein' deyimi 'benzer şekilde' anlamında kullanılır.

Examples

The doctor can see your veins on your arm.

Doktor kolunuzdaki **damarları** görebilir.

Blood flows through the veins back to the heart.

Kan, **damarlar** aracılığıyla tekrar kalbe döner.

Leaves have small veins you can see.

Yapraklarda küçük **damarlar** vardır, görebilirsin.

Marble often has colorful veins running through it.

Mermerde sıklıkla renkli **damarlar** bulunur.

He's so nervous you can see the veins popping out on his hands.

O kadar gergin ki ellerindeki **damarlar** dışarı fırlamış durumda.

All the veins in the rock made it look unique.

Taştaki tüm **damarlar** onu eşsiz gösteriyordu.