"upright" in Turkish
Definition
Bir şeyin dik veya düzgün durması anlamına gelir. Aynı zamanda ahlaklı ve dürüst kişiyi de tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
'stand upright' (dik durmak), 'upright piano' (dik piyano), veya 'an upright person' (dürüst insan) gibi kullanımları vardır. 'upright' ile 'right' (doğru) karıştırılmamalı.
Examples
He stood upright in front of the class.
O sınıfın önünde **dik** durdu.
The vase must stay upright or it will fall over.
Vazo **dik** kalmalı, yoksa devrilir.
She is known as an upright judge.
O, **dürüst** bir yargıç olarak bilinir.
Please keep your back upright during the exercise.
Egzersiz sırasında lütfen sırtınızı **dik** tutun.
He has always tried to live an upright life.
Her zaman **dürüst** bir yaşam sürmeye çalıştı.
The cat sat perfectly upright on the ledge, watching birds.
Kedi, pervazda mükemmel şekilde **dik** oturmuş, kuşları izliyordu.