"uppity" in Turkish
Definition
Kendini başkalarından üstün veya daha önemli görerek davranmak. Genelde eleştirel ya da olumsuz anlam taşır.
Usage Notes (Turkish)
'Kibirli' ve 'kendini beğenmiş' günlük hayatta olumsuz anlamda kullanılır, profesyonel veya nazik konuşmalarda tercih edilmez.
Examples
The boss said I was too uppity at the meeting.
Patron toplantıda fazla **kibirli** olduğumu söyledi.
Don't get uppity just because you got a promotion.
Sadece terfi aldın diye **kibirli** olma.
He thought I was too uppity to talk to him.
Onunla konuşmak için fazla **kibirli** olduğumu düşündü.
She gets a little uppity when she thinks she's right.
Doğru olduğunu düşündüğünde biraz **kibirli** oluyor.
People say he comes off as uppity, but he's actually very nice.
İnsanlar onun **kibirli** göründüğünü söylüyor ama aslında çok iyi biridir.
That was an uppity comment for someone new to the team.
Takıma yeni biri için bu oldukça **kibirli** bir yorumdu.