"upbringing" in Turkish
Definition
Anne babanın veya bakım verenlerin bir çocuğu aile içinde nasıl yetiştirdiği, değerler, alışkanlıklar ve görgü kurallarını nasıl öğrettiğidir.
Usage Notes (Turkish)
Sadece isim olarak kullanılır; 'strict upbringing', 'good upbringing' gibi ifadelerde sık geçer. Ailede alınan eğitim ve değerlerle ilgilidir, okul eğitimiyle karıştırılmamalıdır.
Examples
Her upbringing taught her to be polite.
Onun **yetiştirilme** tarzı ona kibar olmayı öğretti.
He had a strict upbringing.
Onun **yetiştirilişi** katıydı.
Your upbringing influences your future.
Senin **yetiştirilme** tarzın geleceğini etkiler.
Despite his tough upbringing, he became very successful.
Zorlu bir **yetiştiriliş**e rağmen, çok başarılı oldu.
We often talk about our different upbringings at work.
İş yerinde genellikle farklı **yetiştirilme** tarzlarımızı konuşuruz.
Her open-mindedness comes from a very international upbringing.
Onun açık görüşlülüğü, oldukça uluslararası bir **yetiştirme**den geliyor.