"unwilling" in Turkish
Definition
Bir şeyi yapmak istememek ya da kabul etmeye hazır olmamak; isteksizlik veya tereddüt göstermek.
Usage Notes (Turkish)
Genelde resmi veya nötr bir dilde kullanılır. 'unwilling to help', 'unwilling participant' gibi kalıplarda yaygındır. 'to' + fiil yapısıyla birlikte gelir. 'refusing'den daha az kesin.
Examples
He is unwilling to try new foods.
O yeni yemekleri denemeye **isteksiz**.
She was unwilling to answer the question.
O, soruyu cevaplamaya **gönülsüzdü**.
The child was unwilling to go to bed early.
Çocuk erken yatmaya **isteksizdi**.
He seemed unwilling to talk about what happened.
O olanlar hakkında konuşmaya **isteksiz** görünüyordu.
After a long day, I'm unwilling to do any more work tonight.
Uzun bir günün ardından bu gece daha fazla çalışmaya **isteksizim**.
They were unwilling participants in the meeting.
Onlar toplantıda **isteksiz** katılımcılardı.