Tapez n'importe quel mot !

"unwilling" in Turkish

isteksizgönülsüz

Definition

Bir şeyi yapmak istememek ya da kabul etmeye hazır olmamak; isteksizlik veya tereddüt göstermek.

Usage Notes (Turkish)

Genelde resmi veya nötr bir dilde kullanılır. 'unwilling to help', 'unwilling participant' gibi kalıplarda yaygındır. 'to' + fiil yapısıyla birlikte gelir. 'refusing'den daha az kesin.

Examples

He is unwilling to try new foods.

O yeni yemekleri denemeye **isteksiz**.

She was unwilling to answer the question.

O, soruyu cevaplamaya **gönülsüzdü**.

The child was unwilling to go to bed early.

Çocuk erken yatmaya **isteksizdi**.

He seemed unwilling to talk about what happened.

O olanlar hakkında konuşmaya **isteksiz** görünüyordu.

After a long day, I'm unwilling to do any more work tonight.

Uzun bir günün ardından bu gece daha fazla çalışmaya **isteksizim**.

They were unwilling participants in the meeting.

Onlar toplantıda **isteksiz** katılımcılardı.