"unspoken" in Turkish
Definition
Sözle ifade edilmese de herkesin bildiği ya da hissettiği şey. Genellikle örtülü kurallar veya anlaşmalar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'yazılı olmayan kural', 'söylenmemiş anlaşma' gibi ifadelerde kullanılır. Sıradan gerçekler için değil; daha çok resmi veya edebi bağlamlarda geçer.
Examples
There was an unspoken rule in the classroom.
Sınıfta **yazılı olmayan** bir kural vardı.
They had an unspoken agreement to help each other.
Birbirlerine yardım etmelerine dair bir **söylenmemiş** anlaşmaları vardı.
His feelings for her remained unspoken.
Onun ona karşı hisleri **söylenmemiş** olarak kaldı.
There's this unspoken understanding between us—we don't need to explain everything.
Aramızda bir **söylenmemiş** anlayış var—her şeyi açıklamamız gerekmiyor.
In many offices, there's an unspoken dress code everyone just follows.
Birçok ofiste herkesin uyduğu bir **söylenmemiş** kıyafet kuralı vardır.
She gave me an unspoken look that said everything.
Bana her şeyi anlatan **söylenmemiş** bir bakış attı.