"unspeakable" in Turkish
Definition
Yaşanan şeyin çok kötü veya aşırı olması nedeniyle kelimelerle anlatılamayacağını ifade eden bir sıfattır. Genellikle şiddetli acılar, suçlar veya trajediler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çok nadir ve dramatik durumlarda, aşırı olumsuzluk anlatırken kullanılır. 'suç', 'acı', 'korku' gibi kelimelerle birlikte sıkça görülür; günlük olumsuzluklar için uygun değildir.
Examples
The country suffered unspeakable tragedy last year.
Ülke geçen yıl **tarifsiz** bir trajedi yaşadı.
He committed an unspeakable crime.
O **tarifsiz** bir suç işledi.
They showed unspeakable cruelty to the animals.
Hayvanlara karşı **tarifsiz** bir zulüm sergilediler.
What she went through was unspeakable—I can't even imagine it.
Onun yaşadıkları **anlatılamaz**—düşünemiyorum bile.
There's an unspeakable sadness in his eyes.
Gözlerinde **tarifsiz** bir hüzün var.
'We witnessed unspeakable horror that day,' he recalled quietly.
'O gün **tarifsiz** bir dehşete tanık olduk,' diye sessizce hatırladı.