"unsavory" in Turkish
Definition
Hoş olmayan, rahatsız edici ya da ahlaken şüpheli olan kişi, davranış veya şeyleri tanımlar. Genelde kötü şöhretli ve güvensiz durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya yazılı dilde geçer. Gıdanın kokusu için veya şüpheli, itibarsız insanlar ve durumlar için sık kullanılır. 'Tasteless' (tatsız) anlamına gelmez; ciddiyet ve etik sıkıntı vurgusu taşır.
Examples
The soup had an unsavory odor.
Çorba **hoş olmayan** bir koku yayıyordu.
He was known as an unsavory character in the neighborhood.
Mahallede **kötü şöhretli** biri olarak tanınıyordu.
There was something unsavory about the deal.
Bu anlaşmada **şüpheli** bir şeyler vardı.
Some unsavory people hang out at that bar after dark.
O barın ardından bazı **kötü şöhretli** kişiler orada takılır.
She tried to avoid getting involved with unsavory businesses.
**Şüpheli** işlere bulaşmamaya çalıştı.
The meat looked unsavory, so I didn't eat it.
Et **hoş olmayan** görünüyordu, bu yüzden yemedim.