Herhangi bir kelime yazın!

"unravel" in Turkish

çözmekaçmak

Definition

Düğümlü, karışık bir şeyi açmak veya bir gizemi ya da karmaşık durumu çözmek.

Usage Notes (Turkish)

'Çözmek' hem fiziksel nesneler (ip, düğüm) hem de soyut şeyler (gizem, sorun) için kullanılır. Durumun kötüye gitmesini de anlatabilir.

Examples

She tried to unravel the knots in the string.

İpi düğümlerinden **çözmeye** çalıştı.

It took years to unravel the truth about the case.

Dava hakkındaki gerçeği **çözmek** yıllar aldı.

The sweater began to unravel at the sleeve.

Kazağın kolundan **sökülmeye** başladı.

Can you help me unravel this complicated math problem?

Bu karmaşık matematik sorununu **çözmemde** bana yardım edebilir misin?

The mystery started to unravel as they found more clues.

Daha fazla ipucu buldukça gizem **çözülmeye** başladı.

After the news came out, everything seemed to unravel quickly.

Haberler çıktıktan sonra her şey hızla **dağılmaya** başladı.