"unprecedented" in Turkish
Definition
Daha önce hiç yaşanmamış veya görülmemiş olan, tamamen yeni bir durumu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, haber veya akademik bağlamlarda kullanılır. 'unprecedented growth' gibi büyük, önemli ve daha önce görülmemiş bir durumu vurgulamak için tercih edilir. Küçük veya sıradan olaylar için kullanılmaz.
Examples
This is an unprecedented event in our school's history.
Bu, okulumuzun tarihinde **eşi görülmemiş** bir olaydır.
The company saw unprecedented growth this year.
Şirket bu yıl **eşi görülmemiş** bir büyüme yaşadı.
The crisis led to unprecedented changes in society.
Kriz, toplumda **eşi görülmemiş** değişikliklere yol açtı.
We've received an unprecedented number of applications this year—it's exciting but challenging.
Bu yıl **eşi görülmemiş** sayıda başvuru aldık—bu heyecan verici ama zorlu.
Scientists called the discovery unprecedented in the field of medicine.
Bilim insanları bu keşfi tıp alanında **eşi görülmemiş** olarak nitelendirdi.
This level of support from the public is truly unprecedented.
Halktan gelen bu düzeyde destek gerçekten **eşi görülmemiş**.