"unpleasantness" in Turkish
Definition
Hafif çatışma, rahatsızlık veya hoşnutsuzluk yaratan bir durum ya da his. Genellikle ciddi problemlerden ziyade küçük sıkıntılar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hafif, önemsiz rahatsızlıklar ve ufak tartışmalar için kullanılır; ciddi kavga veya acı için kullanılmaz.
Examples
There was some unpleasantness at the meeting yesterday.
Dünkü toplantıda biraz **rahatsızlık** yaşandı.
He tried to avoid any unpleasantness during dinner.
Akşam yemeği sırasında herhangi bir **rahatsızlık** yaşamamaya çalıştı.
The medicine caused a bit of unpleasantness in her stomach.
İlaç midesinde biraz **rahatsızlık** yaptı.
I really don't want any unpleasantness between us.
Aramızda herhangi bir **rahatsızlık** olmasını istemiyorum.
Let's put all that unpleasantness behind us and move on.
Tüm bu **rahatsızlıkları** geride bırakıp yolumuza devam edelim.
A little unpleasantness is normal in any relationship.
Her ilişkide biraz **rahatsızlık** normaldir.