Type any word!

"unpleasant" in Turkish

hoş olmayantatsız

Definition

Hoş olmayan veya tatsız bir şey, keyifli, rahat ya da iyi değildir. Kişi, his, koku, deneyim veya sizi rahatsız eden bir durumu tanımlayabilir.

Usage Notes (Turkish)

Nötr bir sıfattır. Genellikle 'hoş olmayan koku', 'tatsız deneyim', 'hava hoş olmadı' gibi kalıplarla sıkça kullanılır. Bir kişinin sosyal yönü için 'soğuk' veya 'dostça olmayan' daha uygundur, 'hoş olmayan' ise genel bir rahatsızlık için kullanılır.

Examples

The medicine has an unpleasant taste.

İlacın **hoş olmayan** bir tadı var.

We had an unpleasant conversation after dinner.

Akşam yemekten sonra **tatsız** bir konuşmamız oldu.

The room smelled unpleasant.

Oda **hoş olmayan** bir şekilde kokuyordu.

It was an unpleasant surprise to see the bill was twice as high as we expected.

Faturanın beklediğimizin iki katı olması **hoş olmayan** bir sürprizdi.

He can be funny, but he gets really unpleasant when he's stressed.

Komik olabilir ama stresliyken oldukça **tatsız** biri oluyor.

Let's leave now before the weather turns unpleasant.

Hava **hoş olmayan** hale gelmeden şimdi gidelim.