"unpaid" Turkish में
परिभाषा
Henüz ödenmemiş olan para ya da yapılan işe maaş veya ödeme alınmaması durumunu ifade eder.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Faturalar ('unpaid bill'), ücretsiz izin ('unpaid leave'), maaş ödenmeyen stajyer ('unpaid intern') gibi kalıplarda kullanılır. Hem ödenmemiş borç hem de ücretsiz yapılan iş için geçerlidir.
उदाहरण
He has three unpaid bills this month.
Bu ay üç adet **ödenmemiş** faturası var.
She took unpaid leave from her job.
İşinden **ücretsiz** izin aldı.
The unpaid volunteers helped at the festival.
Festivalde **ücretsiz** gönüllüler yardımcı oldu.
There are still some unpaid invoices in your account.
Hesabınızda hâlâ bazı **ödenmemiş** faturalar var.
He worked as an unpaid intern last summer to get experience.
Geçen yaz deneyim kazanmak için **ücretsiz** stajyer olarak çalıştı.
After six months, the debt was still unpaid.
Altı ay sonra bile borç hâlâ **ödenmemiş**ti.