"unmistakable" in Turkish
Definition
O kadar açık veya belli ki başka bir şeyle karıştırılması imkânsız olan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'unmistakable accent' veya 'unmistakable sign' gibi çok belirgin durumlar için kullanılır. Küçük veya ince şeylerde kullanılmaz.
Examples
Her unmistakable laughter filled the room.
Onun **yanlış anlaşılması imkânsız** kahkahası odayı doldurdu.
There was an unmistakable smell of coffee in the air.
Havada **yanlış anlaşılması imkânsız** bir kahve kokusu vardı.
His unmistakable accent told everyone he was from France.
Onun **yanlış anlaşılması imkânsız** aksanı, herkesin onun Fransalı olduğunu anlamasını sağladı.
That’s an unmistakable sign something big is about to happen.
Bu, büyük bir şeyin olmak üzere olduğunun **yanlış anlaşılması imkânsız** bir işareti.
The dog's unmistakable bark woke up the whole neighborhood.
Köpeğin **yanlış anlaşılması imkânsız** havlaması tüm mahalleyi uyandırdı.
You can hear her unmistakable voice from across the park.
Onun **yanlış anlaşılması imkânsız** sesini parkın öteki ucundan bile duyabilirsin.