"unite" em Turkish
Definição
Ortak bir amaç için başkalarıyla bir araya gelmek ya da tek bir grup oluşturmak.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle insanlar, gruplar veya ülkeler arasında kullanılır. 'unite against', 'unite for' gibi kalıplarda sık görülür. Nesneler için kullanılmaz.
Exemplos
The two communities decided to unite for the festival.
İki topluluk festival için **birleşmeye** karar verdi.
We must unite if we want to solve this problem.
Bu sorunu çözmek istiyorsak **birleşmeliyiz**.
The leaders called everyone to unite for peace.
Liderler herkesi barış için **birleşmeye** çağırdı.
Only by working together can we truly unite as a team.
Ancak birlikte çalışırsak gerçekten bir takım olarak **birleşebiliriz**.
Our voices will be stronger if we unite against injustice.
Adaletsizliğe karşı **birleşirsek** sesimiz daha güçlü olur.
After years of conflict, the two countries agreed to unite their efforts for development.
Yıllarca süren çatışmalardan sonra iki ülke gelişim için çabalarını **birleştirmeye** karar verdi.