"unification" in Turkish
Definition
İki veya daha fazla birimin tek bir grup veya yapı hâlinde birleşmesi süreci. Genellikle ülkeler, kurumlar veya gruplar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Ulusal birleşme', 'ekonomik bütünleşme' gibi resmî ve teknik bağlamlarda kullanılır. Nesneler için değil; daha çok topluluk ve sistemlerde geçerlidir.
Examples
The unification of the two companies created a larger business.
İki şirketin **birleşmesi** daha büyük bir iş yarattı.
Many people hoped for the unification of the divided country.
Birçok kişi bölünmüş ülkenin **birleşmesini** umut etti.
Unification can bring peace and stability.
**Birleşme** barış ve istikrar getirebilir.
After years of negotiations, the unification of the regions was finally achieved.
Yıllar süren müzakerelerden sonra bölgelerin **birleşmesi** sonunda gerçekleşti.
Some people worry that unification might erase local cultures.
Bazı insanlar, **birleşmenin** yerel kültürleri ortadan kaldırmasından endişe ediyor.
The idea of economic unification is still controversial among the member states.
Ekonomik **birleşme** fikri üye devletler arasında hâlâ tartışmalıdır.