"unheard" in Turkish
Definition
Duyulmamış; kimsenin duymadığı, alışılmadık, önceden görülmemiş veya çok nadir bir şeyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'unheard of' ifadesiyle, çok nadir veya şaşırtıcı bir durumu vurgulamak için sık kullanılır. Kimi zaman biri veya bir şeyin dikkate alınmadığını da anlatır.
Examples
Her warning went unheard in the busy room.
Onun uyarısı kalabalık odada **duyulmamış** olarak kaldı.
It was unheard for children to speak at such meetings.
Çocukların böyle toplantılarda konuşması **duyulmamış** bir şeydi.
The disease was almost unheard fifty years ago.
Bu hastalık elli yıl önce neredeyse **duyulmamıştı**.
It's unheard of for stores to open this early on weekends.
Hafta sonları bu kadar erken saatte mağazaların açılması **duyulmamış** bir şey.
My complaints always seem to go unheard by management.
Şikayetlerim yönetim tarafından hep **duyulmamış** gibi kalıyor.
Getting a refund was almost unheard before new policies were introduced.
Yeni politikalar getirilmeden önce para iadesi almak neredeyse **duyulmamıştı**.