"unfreeze" in Turkish
Definition
Dondurulmuş bir şeyi ısıtarak çözmek. Ayrıca, engellenen hesap, varlık veya karar üzerindeki kısıtlamayı kaldırmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Yiyecek, su için fiziksel; para, hesap veya bilgisayar için ise mecaz olarak kullanılır. Finans veya teknoloji terimi olarak daha resmî/kullanılır.
Examples
Please unfreeze the chicken before cooking it.
Tavuğu pişirmeden önce lütfen **çözün**.
The lake will unfreeze in spring.
Göl, baharda **çözülecek**.
Can you unfreeze my bank account?
Banka hesabımı **çözebilir** misiniz?
It took all night for the pipes to unfreeze after the power came back.
Elektrikler geldikten sonra boruların **çözülmesi** bütün gece sürdü.
The government agreed to unfreeze the funds needed for the urgent repairs.
Hükümet, acil onarımlar için gereken fonları **serbest bırakmaya** karar verdi.
My computer froze, but restarting helped to unfreeze the screen.
Bilgisayarım dondu ama yeniden başlatınca **ekran çözüldü**.