"undue" in Turkish
Definition
Gerekenden fazla, aşırı veya uygun olmayan bir şeyi belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya yazılı dilde kullanılır. Sıkça 'undue pressure', 'undue influence', 'undue delay' gibi kalıplarla görülür. 'undoubtedly' veya 'undo' ile karıştırmayın. Bir şeyin hak edilenden fazla veya yersiz olduğunu belirtmek için kullanılır.
Examples
He received undue criticism for his small mistake.
Küçük hatası için **aşırı** eleştiri aldı.
There was undue delay in delivering the package.
Paketin tesliminde **gereksiz** bir gecikme vardı.
The rules are here to prevent undue influence.
Kurallar, **uygunsuz** etkileri önlemek için burada.
I don't want to put undue pressure on you, but we need this done soon.
Sana **aşırı** baskı yapmak istemiyorum ama bunu yakında bitirmemiz lazım.
She was upset by the undue attention from the media.
Medyanın **aşırı** ilgisi onu üzdü.
Let’s just finish this now and not cause any undue stress for anyone.
Haydi şimdi bitirelim ve kimseye **gereksiz** stres yaşatmayalım.