"uncooperative" in Turkish
Definition
Başka kişilerle çalışmayı veya yardımlaşmayı reddeden, ortak hedefe ulaşmayı zorlaştıran kişi ya da grup.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya profesyonel ortamlarda kullanılır. 'Uncooperative attitude', 'uncooperative witness' gibi ifadelerle sıkça karşılaşılır; hafif bir olumsuzluk ifade eder.
Examples
The child was uncooperative during the doctor's exam.
Çocuk, doktor muayenesi sırasında oldukça **işbirliğine yanaşmayan** davrandı.
He was uncooperative and did not answer any questions.
O **işbirliğine yanaşmayan** davrandı ve hiçbir soruya cevap vermedi.
An uncooperative team member can make projects difficult.
Bir **işbirliğine yanaşmayan** ekip üyesi, projeleri zorlaştırabilir.
I tried talking to him, but he was completely uncooperative.
Onunla konuşmaya çalıştım ama tamamen **uyumsuz** davrandı.
The witness was so uncooperative that the trial lasted much longer.
Tanık o kadar **işbirliğine yanaşmayan** davrandı ki duruşma çok daha uzun sürdü.
Dealing with uncooperative customers can be really challenging.
**İşbirliğine yanaşmayan** müşterilerle uğraşmak gerçekten zor olabilir.