"unconscious" in Turkish
Definition
Kişinin bilinci kapalı ya da çevresindekilerin farkında olmadığı durum. Ayrıca, farkında olmadan yapılan davranışları da anlatır.
Usage Notes (Turkish)
'Unconscious', günlük konuşmada genellikle 'baygın' ya da 'bilinçsiz' anlamındadır. Psikolojide ise 'unconscious bias' gibi, bilinç dışı süreçleri anlatır. 'Subconscious' ile karıştırmayın.
Examples
The man was unconscious after the accident.
Adam kazadan sonra **bilinçsiz**di.
She fell and became unconscious for a few minutes.
Düştü ve birkaç dakika **baygın** kaldı.
He was unconscious of the danger.
Tehlikenin farkında olmadan **bilinçsiz**di.
By the time the paramedics arrived, she was still unconscious but breathing.
Sağlık görevlileri geldiğinde, o hâlâ **bilinçsiz**di ama nefes alıyordu.
A lot of our daily choices are shaped by unconscious habits.
Günlük seçimlerimizin çoğu **bilinçsiz** alışkanlıklarla şekillenir.
He made an unconscious effort to sound confident, even though he was nervous.
Heyecanlı olmasına rağmen, **bilinçsizce** kendini özgüvenli göstermeye çalıştı.