Type any word!

"unbecoming" in Turkish

yakışıksızuygun olmayan

Definition

Bir kişinin davranışı, tavrı veya görünüşü bir duruma veya konuma uygun değilse buna yakışıksız veya uygun olmayan denir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'davranış', 'tutum', 'kıyafet', 'söz' kelimeleriyle birlikte kullanılır. Resmi veya edebi bir anlatımda tercih edilir, günlük konuşmada nadiren görülür.

Examples

Her rude comments were unbecoming at the meeting.

Toplantıdaki kaba yorumları **yakışıksızdı**.

Wearing jeans to a wedding is considered unbecoming.

Bir düğünde kot pantolon giymek **uygun olmayan** kabul edilir.

Shouting in public is unbecoming of a teacher.

Herkesin önünde bağırmak bir öğretmene **yakışıksızdır**.

His jokes were funny, but some were a bit unbecoming for the occasion.

Şakaları komikti ama bazıları bu olay için biraz **yakışıksızdı**.

It's unbecoming of you to gossip about your colleagues.

Meslektaşların hakkında dedikodu yapmak sana **yakışmıyor**.

I find such negative attitudes rather unbecoming in a leader.

Bir liderde böylesine olumsuz bir tavrı oldukça **uygun olmayan** buluyorum.