Type any word!

"ulcer" in Turkish

ülser

Definition

Vücudun yüzeyinde veya içinde oluşan, çoğunlukla ağrılı ve geç iyileşen açık yara. Mide, ağız gibi yerlerde sık görülür.

Usage Notes (Turkish)

En yaygın türleri 'mide ülseri', 'ağız ülseri'dir; Amerika İngilizcesinde ağız için 'canker sore' de denir. Mide ülserinin asıl nedeni H. pylori bakterisidir, baharatlı yemek değil. 'kanayan ülser', 'peptik ülser' gibi tamlamalarda kullanılır.

Examples

The doctor said he has a stomach ulcer.

Doktor, midesinde **ülser** olduğunu söyledi.

Mouth ulcers can make it painful to eat.

Ağızda oluşan **ülserler**, yemek yemeyi acı verici hale getirebilir.

Stress can make an existing ulcer worse.

Stres mevcut bir **ülseri** daha kötü hale getirebilir.

This job is going to give me an ulcer if things don't calm down soon.

Böyle devam ederse bu iş bana **ülser** yapacak.

He was diagnosed with a bleeding ulcer and had to be hospitalised immediately.

Kendisine kanayan bir **ülser** teşhisi kondu ve hemen hastaneye kaldırıldı.

Turns out it wasn't the spicy food causing his ulcer — it was a bacterial infection all along.

Meğerse onun **ülserine** sebep olan şey baharatlı yemek değil, bir bakteriyel enfeksiyonmuş.