"turbulent" in Turkish
Definition
Düzenin bozulduğu, kaotik veya güçlü hareketlerin yaşandığı durumları anlatır. Genellikle hava, su veya zaman dilimleri için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya betimleyici ifadelerde geçer. 'Hava', 'deniz', 'zaman', 'ilişki' gibi kelimelerle sıkça kullanılır. Sıradan küçük aksaklıklar için kullanılmaz.
Examples
The turbulent sea made the boat move up and down.
**Çalkantılı** deniz, teknenin yukarı aşağı hareket etmesine neden oldu.
They lived through a turbulent period in history.
Onlar tarihteki **çalkantılı** bir dönemi yaşadılar.
The airplane shook in the turbulent air.
Uçak, **turbulent** havada sallandı.
She had a turbulent relationship with her boss.
Onun patronuyla **çalkantılı** bir ilişkisi vardı.
The market has been turbulent lately; prices jump up and down every day.
Piyasa son zamanlarda **çalkantılı**; fiyatlar her gün değişiyor.
Growing up during such turbulent times really shaped my worldview.
Böylesine **çalkantılı** zamanlarda büyümek, benim dünya görüşümü şekillendirdi.