"truce" in Turkish
Definition
İki tarafın çatışma ya da tartışmayı geçici olarak durdurmak için yaptığı anlaşmadır. Bu kalıcı barış değil, geçici bir çözümdür.
Usage Notes (Turkish)
'Ateşkes' kelimesi genellikle resmi veya savaş haberlerinde kullanılır. Bazen tartışma veya yarışmada ateşkes çağrısı da yapılabilir. Geçicidir, kalıcı barış anlamına gelmez.
Examples
The two countries agreed to a truce to stop the fighting.
İki ülke, çatışmayı durdurmak için bir **ateşkes** üzerinde anlaştı.
Let's call a truce and stop arguing.
Haydi, bir **ateşkes** ilan edelim ve tartışmayı bırakalım.
They need a truce before they can talk about peace.
Barış hakkında konuşmadan önce bir **ateşkese** ihtiyaçları var.
After hours of fighting, they finally called a truce for the night.
Saatlerce süren çatışmadan sonra, sonunda gece için bir **ateşkes** ilan ettiler.
Even siblings sometimes make a truce after a big fight.
Kardeşler bile bazen büyük bir kavga sonrası bir **ateşkes** yapar.
The two teams agreed on a truce until the weather improved.
İki takım, hava düzelene kadar bir **ateşkes** üzerinde anlaştı.