"trouper" in Turkish
Definition
Zor zamanlarda bile çok çalışan ve kolayca pes etmeyen kişi anlamına gelir. Ayrıca tiyatro ya da gösteri grubunun üyesi için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘What a trouper!’ şeklinde biri övülür. Tiyatro anlamı genellikle sahneyle ilgili ortamlarda kullanılır. ‘Trooper’ (asker/polis) ile karıştırılmamalı.
Examples
She kept working through her illness—what a trouper!
Hastalığına rağmen çalışmaya devam etti—tam bir **çalışkan kişi**!
He’s the youngest trouper in our theater group.
O, bizim tiyatro grubumuzdaki en genç **topluluk üyesi**.
You’re such a trouper for helping out every day.
Her gün yardım ettiğin için tam bir **çalışkan kişi**sin.
Even with a broken arm, she still performed on stage—she’s a real trouper.
Kolu kırık olmasına rağmen sahnede performans gösterdi—tam bir **çalışkan kişi**.
When the team was short-handed, he stepped in like a trouper and finished the work.
Takımda eksik varken, işi bitirmek için gerçek bir **çalışkan kişi** gibi davrandı.
It started raining during the parade, but our dancers were total troupers and kept going.
Geçit sırasında yağmur başladı ama dansçılarımız tam birer **çalışkan kişi** olup devam ettiler.