"troublesome" in Turkish
Definition
Zorluk, sorun ya da rahatsızlık yaratan, başa çıkılması zor olan kişi ya da şey.
Usage Notes (Turkish)
'Sorunlu' veya 'baş belası' ifadeleri genellikle resmi veya yazılı dilde tercih edilir. Kişiler, görevler ya da durumlar için uygun; küçük rahatsızlıklar için kullanılmaz.
Examples
He is a troublesome student in class.
O sınıfta **sorunlu** bir öğrenci.
This machine is troublesome and breaks easily.
Bu makine **sorunlu** ve kolayca bozuluyor.
I found this homework very troublesome.
Bu ödevi çok **sorunlu** buldum.
Dealing with troublesome neighbors can really test your patience.
**Sorunlu** komşularla uğraşmak sabrınızı gerçekten test edebilir.
That was a troublesome phone call—I wish I hadn't answered.
O çağrı gerçekten **sıkıntılıydı**—keşke açmasaydım.
The most troublesome part was waking up so early every day.
En **sorunlu** kısım her gün çok erken uyanmaktı.