"trinket" in Turkish
Definition
Küçük, ucuz, genellikle dekoratif ya da hatıra amaçlı saklanan eşya; süs eşyası veya ucuz takı gibi. Çoğunlukla anı ya da dekor olarak tutulur.
Usage Notes (Turkish)
Resmiyeti olmayan ve biraz eski moda bir kelimedir. Pahalı eşyalar için kullanılmaz; ucuz takı, küçük hediyelikler için uygundur. 'ıvır zıvır kutusu' gibi ifadelerde yaygındır.
Examples
She bought a trinket from the market.
O, pazardan bir **ıvır zıvır** aldı.
My grandmother keeps a box of trinkets.
Büyükannem bir kutu **ıvır zıvır** saklar.
He collects old trinkets from garage sales.
O, garaj satışlarından eski **ıvır zıvır** toplar.
That necklace is just a trinket, but it means a lot to me.
O kolye sadece bir **ıvır zıvır**, ama benim için çok değerli.
Tourists love to buy little trinkets to remember their trip.
Turistler geziyi hatırlamak için küçük **ıvır zıvır**lar almayı çok sever.
The kids found some shiny trinkets in the sand.
Çocuklar kumda parlak **ıvır zıvır**lar buldu.