"tribal" in Turkish
Definition
Aynı kültüre, dile veya atalara sahip bir grup insanla (kabileyle) ilgili olan.
Usage Notes (Turkish)
‘tribal art’ gibi ifadelerle geleneksel kabile kültürü anlatılır. Günümüzde 'tribal loyalty' (kabile sadakati) gibi mecaz anlamda da kullanılabilir; dikkatli kullanılması gerekir.
Examples
They performed a tribal dance at the festival.
Festivalde **kabile** dansı yaptılar.
The museum has a collection of tribal art.
Müzede **kabile** sanatı koleksiyonu var.
There's a strong sense of tribal identity among the villagers.
Köylüler arasında güçlü bir **kabile** kimliği duygusu var.
The new law protects tribal lands from development.
Yeni yasa, **kabile** topraklarını imara karşı koruyor.
Many Indigenous people wear tribal jewelry.
Birçok yerli insan **kabile** takıları takıyor.
Sometimes team loyalty can feel almost tribal in sports.
Bazen sporda takım sadakati neredeyse **kabile** duygusu taşır.