"trespass" in Turkish
Definition
Birinin izni olmadan onun arazisine veya mülküne girmek; bazen de kural veya sınırı aşmak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır. 'trespass on someone's property', 'no trespassing' gibi kalıplarda sık geçer. Küçük kural ihlali için kullanılmaz.
Examples
Do not trespass on this land.
Bu araziye **izinsiz girmeyin**.
The sign says 'No trespassing'.
Tablede '**izinsiz giriş yasaktır**' yazıyor.
He was arrested for trespass.
O **izinsiz girmekten** tutuklandı.
We accidentally trespassed while hiking and had to turn back.
Yürüyüş yaparken yanlışlıkla **izinsiz giriş** yaptık ve geri dönmek zorunda kaldık.
If you trespass again, we’ll have to call the police.
Tekrar **izinsiz girerseniz**, polisi çağırmak zorunda kalacağız.
She didn’t realize she was trespassing until the owner confronted her.
Mülk sahibiyle karşılaşana kadar, **izinsiz girdiğinin** farkında değildi.