"tremendous" in Turkish
Definition
Çok büyük, güçlü, etkileyici veya olağanüstü bir şeyi tanımlamak için kullanılır. Büyüklük, miktar, yoğunluk ya da kalite anlamında olabilir.
Usage Notes (Turkish)
'success', 'pressure', 'difference', 'amount' gibi isimlerle sık kullanılır. Gayriresmi konuşmada 'harika' veya 'müthiş' anlamı taşıyabilir; 'great'ten daha güçlü bir ifadedir.
Examples
They made a tremendous amount of progress this year.
Bu yıl **muazzam** bir ilerleme kaydettiler.
The storm caused tremendous damage to the town.
Fırtına kasabaya **muazzam** zarar verdi.
She felt tremendous pressure before the exam.
Sınavdan önce **muazzam** bir baskı hissetti.
We got a tremendous response after posting the video online.
Videoyu çevrimiçi paylaştıktan sonra **muazzam** bir yanıt aldık.
She has done a tremendous job leading the team through all of this.
Tüm bu süreçte takımı **muazzam** bir şekilde yönetti.
There’s a tremendous difference between knowing the rules and using them well.
Kuralları bilmekle onları iyi kullanmak arasında **muazzam** bir fark vardır.