Введите любое слово!

"treasures" in Turkish

hazinelerdeğerli eşya

Definition

Altın, mücevher gibi değerli eşyalar; ayrıca çok değer verilen şeyler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘Treasure’ sevgiyle hitap edilen kişi için de kullanılır. ‘National treasure’ çok değerli halk figürü ya da kültürel öge demektir. ‘Treasure hunt’ ise hazine avı oyunudur.

Examples

The museum is full of ancient treasures.

Müze eski **hazinelerle** dolu.

She treasures the ring her grandmother gave her.

Büyükannesinin verdiği yüzüğü çok **değerli buluyor**.

The children went on a treasure hunt in the garden.

Çocuklar bahçede **hazine avı** yaptı.

You can find real treasures at flea markets if you know what to look for.

Ne aradığını bilirsen, bit pazarında gerçek **hazineler** bulabilirsin.

He treasures every moment with his kids because they grow up so fast.

Çocuklarıyla geçirdiği her anı **değerli buluyor**, çünkü çocuklar çok hızlı büyür.

Sir David Attenborough is considered a national treasure in Britain.

Sir David Attenborough Britanya'da ulusal bir **hazine** kabul edilir.