"treasurer" en Turkish
Definición
Bir grubun, derneğin veya kulübün paralarını yöneten ve takip eden kişidir.
Notas de Uso (Turkish)
Hem erkek hem kadınlar için kullanılır; daha çok resmi ve kurumsal ortamlarda geçer. ‘Kasiyer’ ile karıştırılmamalıdır. 'Kulüp veznedarı', 'sayman seçildi' gibi kullanılır.
Ejemplos
He is the treasurer of our school club.
O, okul kulübümüzün **veznedarı**.
The treasurer keeps track of all the money.
**Veznedar** tüm parayı takip eder.
Our class elected Maya as treasurer.
Sınıfımız Maya'yı **sayman** olarak seçti.
If you have questions about payments, ask the treasurer.
Ödeme konusunda sorularınız varsa **veznedar**a sorun.
The treasurer presented a detailed financial report at the meeting.
Toplantıda **veznedar** ayrıntılı mali rapor sundu.
After three years, she handed over her treasurer duties to someone new.
Üç yılın ardından, **sayman** görevlerini başkasına devretti.