"traditional" in Turkish
Definition
Uzun zamandır var olan alışkanlık, inanç veya yöntemlere bağlı kalma durumu. Kültür, yemek, kıyafet, fikir veya tutumları anlatırken kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Geleneksel yemek', 'geleneksel kıyafet' gibi olumlu anlam taşır; ancak toplumsal roller veya eğitim gibi konularda eski kafalı anlamı olabilir. 'Typical' farklıdır ve genel/alışılmışı belirtir.
Examples
We ate a traditional meal on the holiday.
Tatilde **geleneksel** bir yemek yedik.
She wore traditional clothes to the wedding.
O, düğünde **geleneksel** kıyafetler giydi.
My grandfather likes traditional music.
Dedem **geleneksel** müzikten hoşlanır.
Their family is pretty traditional, so they still celebrate every holiday together.
Aileleri oldukça **geleneksel**, bu yüzden hâlâ tüm bayramları birlikte kutluyorlar.
We went with a more traditional design because it won't look dated in a few years.
Daha sonra demode görünmesin diye daha **geleneksel** bir tasarım tercih ettik.
He's pretty traditional when it comes to how a business should be run.
Bir işin nasıl yönetileceği konusunda oldukça **geleneksel**dir.