"tough" in Turkish
Definition
Kolayca kırılmayan, güçlü nesneleri veya zorluklara dayanabilen insanları/situasyonları tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
'Tough' kişileri, nesneleri, durumları veya yiyecekleri (örneğin 'tough meat' - çiğnemesi zor et) tanımlamada kullanılır. 'Hard' (katı) ve 'strict' (katı disiplinli) ifadelerinden farklıdır. Yaygın kalıplar: 'tough times', 'tough luck', 'act tough'.
Examples
This steak is very tough.
Bu biftek çok **sert**.
It was a tough exam.
Bu **zor** bir sınavdı.
My grandfather is a very tough man.
Dedem çok **dayanıklı** bir adamdır.
She went through some tough times after losing her job.
İşini kaybettikten sonra bazı **zor** zamanlar geçirdi.
Don't act tough — you can ask for help if you need it.
**Zor** biri gibi davranma — yardıma ihtiyacın olursa isteyebilirsin.
That was a tough call, but you made the right decision.
Bu **zor** bir karardı, ama doğru olanı yaptın.