"tickles" بـTurkish
التعريف
Birini hafifçe dokunarak güldürmek veya gıdıklama hissi oluşturmak; bazen hafif, hoş bir his yaratmak anlamında da kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Sıklıkla oyun oynarken veya bedensel temasta kullanılır. Bazen mecaz olarak da 'it tickles me' (hoşuma gidiyor) şeklinde geçer. 'Tingle' (sadece fiziksel his) ile karıştırmayın.
أمثلة
He tickles his little brother to make him laugh.
O, küçük kardeşini güldürmek için **gıdıklar**.
It tickles when you touch my neck.
Boynuma dokunduğunda **gıdıklıyor**.
The feather tickles my nose.
Tüy burnumu **gıdıklıyor**.
Stop, that really tickles! I can't stop laughing.
Dur, bu gerçekten **gıdıklıyor**! Gülmeden duramıyorum.
Her silly joke always tickles me.
Onun saçma şakası beni hep **gıdıklar** (güldürür).
Freshly cut grass tickles my legs when I walk through it.
Yeni biçilmiş çimlerin üzerinden yürüdüğümde bacaklarımı **gıdıklıyor**.