"tickle" Turkish में
परिभाषा
Birine hafifçe dokunarak gülmesini sağlamak veya hoş bir gıdıklanma hissi oluşturmak; ciltte hafif kaşıntı anlamında da kullanılabilir.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Genellikle çocuklar veya aile içinde şakalaşırken kullanılır. 'tickle someone' birini gıdıklamak demektir. 'It tickles' ifadesi gıdıklanma hissini belirtir. mecaz anlamda ('tickle my fancy') hoşuna gitmek/ilgisini çekmek için kullanılır.
उदाहरण
Don't tickle me, I can't stop laughing!
Beni **gıdıklama**, gülmekten duramıyorum!
The wool sweater tickles my neck.
Yün kazak boynumu **gıdıklıyor**.
He likes to tickle his baby to make her laugh.
Bebeğini güldürmek için onu **gıdıklamayı** sever.
That feather really tickles—please stop!
O tüy gerçekten **gıdıklıyor**—lütfen dur!
Sometimes my nose tickles and I sneeze.
Bazen burnum **gıdıklanıyor** ve hapşırıyorum.
The idea of winning the prize really tickles me.
Ödül kazanma fikri beni gerçekten **heyecanlandırıyor**.