"tensions" in Turkish
Definition
İnsanlar, gruplar veya ülkeler arasında yaşanan stresli, çatışmalı ya da gergin durumlar. Duygusal baskı da anlatılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sosyal veya duygusal stres için kullanılır, yani 'aile gerilimleri', 'artan gerginlik' gibi. Fiziksel kas gerginliği için farklı kelime kullanılır.
Examples
There are serious tensions between the two countries.
İki ülke arasında ciddi **gerilimler** var.
Family tensions can make holidays stressful.
Aile **gerilimleri** tatilleri stresli hale getirebilir.
You could feel the tensions in the room after the argument.
Tartışmadan sonra odadaki **gerilim** hissediliyordu.
Economic tensions have been rising all year.
Ekonomik **gerilimler** tüm yıl boyunca arttı.
She tried to ease the tensions between her friends.
Arkadaşları arasındaki **gerilimi** azaltmaya çalıştı.
Despite their smiles, there were clear tensions under the surface.
Gülümsüyor olsalar da, yüzeyin altında belirgin **gerilimler** vardı.