"tempered" in Turkish
Definition
Bir şey, başka bir unsur eklenerek veya özel bir işlemle güçlendirilmiş, dengeli ya da daha ılımlı hâle getirilmiş demektir. Genellikle metal veya kişilik tariflerinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'tempered glass', 'tempered steel' teknik alanlarda; 'even-tempered' kişilik tanımında kullanılır. 'temper' (ruh hâli) ile karıştırmayın.
Examples
The sword is made of tempered steel.
Kılıç **temperlenmiş** çelikten yapılmıştır.
She is very even-tempered and rarely gets angry.
O çok **dengeli** biridir ve nadiren sinirlenir.
Tempered glass is safer because it breaks into small pieces.
**Temperlenmiş** cam daha güvenlidir çünkü küçük parçalara ayrılır.
His reaction was tempered by years of experience.
Onun tepkisi, yılların tecrübesiyle **hafifletilmiş**ti.
They served a spicy dish, tempered with a touch of sweetness.
Baharatlı bir yemeği, bir dokunuş tatlılıkla **hafifletilmiş** şeklinde servis ettiler.
My optimism is tempered by the challenges ahead.
İyimserliğim, karşıdaki zorluklarla **hafifletilmiş** durumda.