"tawny" in Turkish
Definition
Sıcak, sarımsı kahverengi bir renk; aslanın tüyü, sonbahar yaprakları veya açık renkli ağaç gibidir.
Examples
The lion has a tawny coat.
Aslanın tüyleri **kızıl kahverengi**dir.
Autumn leaves often turn tawny before falling.
Sonbahar yaprakları düşmeden önce genellikle **kızıl kahverengi** olur.
The owl’s feathers are mostly tawny.
Baykuşun tüyleri çoğunlukla **kızıl kahverengi**dir.
She wore a scarf the exact shade of tawny as a lion's mane.
Aslanın yelesiyle aynı **kızıl kahverengi** tonunda bir atkı taktı.
His dog’s tawny fur shines in the sunlight.
Köpeğinin **kızıl kahverengi** tüyleri güneşte parlıyor.
I’ve always admired her tawny eyes—they remind me of autumn forests.
Onun **kızıl kahverengi** gözlerine her zaman hayran olmuşumdur; bana sonbahar ormanlarını hatırlatıyorlar.