Type any word!

"tambourine" in Turkish

teftamburin

Definition

Küçük bir çerçeveye sahip, kenarlarında metal zil bulunan vurmalı müzik aleti. Elle sallanır ya da vurularak çalınır.

Usage Notes (Turkish)

'Tef' ya da 'tamburin' olarak bilinir, halk müziği ve okul etkinliklerinde yaygın. Davul (zil yok) veya marakas (kapalı tip) ile karıştırmayın. Genellikle 'tef çalmak' şeklinde kullanılır.

Examples

She played the tambourine in the school band.

Okul grubunda **tef** çaldı.

A tambourine has small metal jingles around its edge.

**Tef**in kenarında küçük metal ziller vardır.

Can you show me how to play the tambourine?

**Tef** nasıl çalınır bana gösterebilir misin?

He grabbed a tambourine and joined the rhythm of the drums.

**Tef**i kaptı ve davulların ritmine katıldı.

The dancers wore bells and shook their tambourines as they performed.

Dansçılar çan takıp, performans sırasında **teflerini** salladılar.

Whenever that song plays, I can't help but clap along and pretend to have a tambourine.

O şarkı çaldığında, elimde **tef** varmış gibi alkışlamadan duramıyorum.