Type any word!

"suffocate" in Turkish

boğulmak

Definition

Yeterli hava olmadığında ya da nefes yolları tıkandığında nefes alamamak veya ölmek. Aynı zamanda, bir durumda sıkışmış ya da bunalmış hissetmek anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Tıbbi ve acil durumlarda resmidir. 'Kalabalıkta boğulmak' gibi ifadelerde mecaz anlamda da sık kullanılır, hem fiziksel hem duygusal olabilir.

Examples

If there is no air, people can suffocate quickly.

Hava yoksa insanlar hızlıca **boğulabilir**.

He tried not to suffocate in the smoke.

Dumanın içinde **boğulmamak** için uğraştı.

A baby can suffocate if a blanket covers its face.

Bir bebeğin yüzü battaniyeyle örtülürse **boğulabilir**.

I felt like I was going to suffocate in that crowded elevator.

O kalabalık asansörde **boğulacak** gibi hissettim.

Don’t put a plastic bag on your head—you could suffocate!

Kafanıza plastik poşet geçirmeyin—**boğulabilirsiniz**!

Sometimes, too many rules at work make me feel like I’m going to suffocate.

Bazen işte çok fazla kural olması beni **boğuluyormuş** gibi hissettiriyor.