"sufficient" in Turkish
Definition
Bir şeyin ihtiyacı veya gereksinimi karşılamaya yetecek kadar olması durumu. Yani, gereken kadar var demektir.
Usage Notes (Turkish)
'Sufficient' resmi bir kelimedir, akademik ve teknik metinlerde sıkça geçer. Genellikle nitelendirilen ismin önünde kullanılır: 'yeterli zaman', 'yeterli kanıt'. 'Sufficient' ile 'efficient' (etkili) karıştırılmamalıdır.
Examples
We have sufficient food for everyone.
Herkes için **yeterli** yiyeceğimiz var.
Is this money sufficient to buy the book?
Bu para kitabı almak için **yeterli** mi?
You need sufficient rest to stay healthy.
Sağlıklı kalmak için **yeterli** dinlenmeye ihtiyacın var.
There wasn't sufficient evidence to prove his guilt.
Onun suçunu kanıtlamak için **yeterli** delil yoktu.
Do you think that's sufficient, or should we add more?
Sence bu **yeterli** mi, yoksa daha eklemeli miyiz?
With sufficient training, anyone can learn a new skill.
**Yeterli** eğitimle, herkes yeni bir beceri öğrenebilir.