"suffers" in Turkish
Definition
Fiziksel veya duygusal olarak ciddi acı, sıkıntı veya zorluk yaşamak ya da olumsuz etkilenmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha ciddi acı ve zararlar için kullanılır, örneğin 'bir hastalıktan acı çekmek', 'ekonomik olarak zarar görmek'. Küçük rahatsızlıklarda kullanılmaz.
Examples
She suffers from frequent headaches.
O sık sık baş ağrısı **acı çekiyor**.
The plant suffers without enough sunlight.
Bitki yeterince güneş ışığı almazsa **zarar görür**.
He suffers from allergies every spring.
O her bahar alerjiden **acı çekiyor**.
Our team suffers when key players are injured.
Ana oyuncular sakatlanınca takımımız **zarar görüyor**.
Her confidence suffers after making mistakes at work.
İş yerinde hata yapınca özgüveni **zarar görüyor**.
The city's economy suffers during long strikes.
Şehir ekonomisi uzun grevler sırasında **zarar görüyor**.