"suckered" in Turkish
Definition
Birinin kandırılarak gerçekte olduğundan daha iyi gösterilen bir şeye inandırılması veya satın alması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Resmi yazışmalarda kullanılmaz; samimi ortamlarda, biri kandırılıp aptal duruma düştüğünde sıkça kullanılır. 'suckered into' kalıbı, bir şeye zorla veya kandırılarak dahil olmayı anlatır.
Examples
I got suckered by a fake online ad.
Sahte bir internet reklamına **kandırılmış** oldum.
He suckered me into buying an expensive phone case.
Beni pahalı bir telefon kılıfı almaya **kandırmış**.
We all felt suckered after the show turned out to be a scam.
Gösteri dolandırıcılık çıkınca hepimiz **kandırılmış** hissettik.
I can’t believe I got suckered into signing up for that useless gym membership.
O işe yaramaz spor salonu üyeliğine **kandırılarak** nasıl üye olduğuma inanamıyorum.
She totally suckered him with that sob story.
O, o acıklı hikayeyle onu tamamen **kandırdı**.
Don’t feel bad, a lot of people get suckered at their first job.
Kendini kötü hissetme, ilk işlerinde birçok insan **kandırılır**.