"submerged" in Turkish
Definition
Tamamen sıvı, genellikle suyla kaplanmış; ayrıca yüzeyin altında gizli veya kolayca görülmeyen şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'submerged city', 'submerged car' gibi su altında kalan şeyler için kullanılır. Mecazi olarak da ('submerged emotions') kullanılabilir. Çoğunlukla betimleyici ve edilgendir.
Examples
The car was submerged in the river.
Araba nehrin içinde **su altında kalmıştı**.
The garden was submerged after the heavy rain.
Yoğun yağmurdan sonra bahçe **su altında kalmıştı**.
The diver found a submerged statue.
Dalgıç bir **batmış** heykel buldu.
Half the village remained submerged for weeks after the flood.
Köyün yarısı, selden haftalar sonra hâlâ **su altındaydı**.
Some ancient ruins are still submerged under the lake.
Bazı eski kalıntılar hâlâ gölün altında **batmış** durumda.
All my worries felt submerged beneath the excitement of the trip.
Seyahatin heyecanı altında tüm endişelerim **gömülmüş** gibiydi.